top of page
  • Youtube
  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin

Bulut Yedekleme ve Felaket Kurtarma Arasındaki Farklar

2 gün önce
6 dakikada okunur

Şirketler için verilerin korunması, yalnızca dosyaların kaybolmasını önlemekten ibaret değildir. Bir sunucu arızası, siber saldırı, yanlışlıkla silinen bir dosya veya beklenmedik bir sistem kesintisi, işletmelerin günlük operasyonlarını doğrudan etkileyebilir. Böyle durumlarda verilerin geri yüklenebilmesi kadar, iş süreçlerinin ne kadar sürede yeniden çalışmaya başlayacağı da önemlidir.

Bulut yedekleme ve felaket kurtarma, işletmelerin veri kaybı ve sistem kesintilerine karşı hazırlıklı olmasını sağlayan iki önemli yaklaşımdır. Birbirlerini tamamlasalar da aynı ihtiyaca hizmet etmezler.

Bulut yedekleme, verilerin korunmasını ve gerektiğinde geri yüklenmesini hedefler. Felaket kurtarma ise bir kesinti veya felaket sonrasında sistemlerin ve kritik iş süreçlerinin yeniden çalışır hâle getirilmesine odaklanır.

Peki iki yaklaşım arasındaki temel farklar nelerdir? İşletmeler hangisine ihtiyaç duyar ve veri güvenliği stratejisini nasıl oluşturmalıdır?



Bulut Yedekleme Nedir?

Bulut yedekleme, işletmeye ait dosyaların, veritabanlarının veya diğer dijital verilerin internet üzerinden erişilebilen uzak bir depolama ortamında yedek kopyalarının oluşturulmasıdır.

Bu yöntem sayesinde veriler yalnızca bilgisayarda, yerel sunucuda veya fiziksel depolama cihazında tutulmak zorunda kalmaz. Yedekleme politikası ve kullanılan çözümün özelliklerine bağlı olarak veriler belirli aralıklarla otomatik şekilde yedeklenebilir ve ihtiyaç duyulduğunda geri yüklenebilir.

Bulut yedekleme özellikle aşağıdaki durumlarda önem kazanır:

  • Yanlışlıkla silinen dosyaların geri getirilmesi

  • Sunucu veya disk arızası nedeniyle kaybolan verilerin kurtarılması

  • Dosyaların önceki sürümlerine dönülmesi

  • Siber saldırı veya zararlı yazılım nedeniyle zarar gören verilerin kurtarılması

  • İşletme verilerinin farklı bir ortamda yedek kopyalarının saklanması

Bulut yedekleme çözümlerinin özellikleri birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle yedekleme sıklığı, saklama süresi, sürüm geçmişi, şifreleme, erişim yetkileri ve geri yükleme seçenekleri değerlendirilmelidir.


Bulut yedekleme nasıl çalışır?

Genel bir bulut yedekleme süreci şu adımlardan oluşur:

  1. Yedeklenecek veriler belirlenir. Dosyalar, klasörler, veritabanları veya desteklenen diğer veri kaynakları seçilir.

  2. Yedekleme politikası oluşturulur. Verilerin hangi sıklıkla ve ne kadar süreyle saklanacağı planlanır.

  3. Verilerin kopyaları oluşturulur. Seçilen veriler, yapılandırmaya uygun olarak uzak depolama ortamına aktarılır.

  4. Yedekleme işlemleri takip edilir. İşlemlerin başarılı olup olmadığı kontrol edilir ve hatalar incelenir.

  5. Gerektiğinde geri yükleme yapılır. İhtiyaç duyulan veriler, çözümün sunduğu seçeneklere göre geri alınır.

Yedekleme işleminin başarılı görünmesi tek başına yeterli değildir. Verilerin gerektiğinde kullanılabilir durumda olduğunu doğrulamak için düzenli geri yükleme testleri de yapılmalıdır.


Felaket Kurtarma Nedir?

Felaket kurtarma (Disaster Recovery – DR), bir kesinti veya olağanüstü durum sonrasında bilgi teknolojileri sistemlerini, uygulamaları ve kritik hizmetleri yeniden çalışır hâle getirmek için hazırlanan planları ve teknik süreçleri kapsar.

Felaket kurtarma yalnızca verilerin yedeklenmesini içermez. İşletmenin hangi sistemleri öncelikle devreye alacağı, uygulamaların nasıl yeniden başlatılacağı, altyapının nasıl kurtarılacağı ve çalışanların hangi adımları izleyeceği de bu planın parçasıdır.

Felaket kurtarma gerektirebilecek durumlara örnek olarak şunlar verilebilir:

  • Sunucu veya veri merkezi arızaları

  • Fidye yazılımı ve diğer siber saldırılar

  • Ağ altyapısındaki ciddi sorunlar

  • Yangın, sel veya fiziksel hasar

  • Kritik iş uygulamalarının uzun süre kullanılamaması

  • İşletmenin temel operasyonlarını etkileyen büyük sistem kesintileri

Felaket kurtarma planı, kesintinin ardından hangi sistemlerin hangi sırayla kurtarılacağını ve kabul edilebilir kesinti süresini belirlemeye yardımcı olur.

Örneğin bir şirketin ERP sistemi devre dışı kaldığında yalnızca veritabanını geri yüklemek yeterli olmayabilir. Sunucuların, uygulama bileşenlerinin, ağ bağlantılarının ve gerekli erişimlerin de yeniden çalışır hâle getirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle felaket kurtarma, teknik altyapının yanı sıra görev dağılımını, iletişim yöntemlerini ve kurtarma adımlarını da kapsamalıdır.


Bulut Yedekleme ve Felaket Kurtarma Arasındaki Farklar

Her iki yaklaşım da veri kaybı ve kesinti risklerini azaltmaya yardımcı olur. Ancak amaçları, kapsamları ve uygulama yöntemleri farklıdır.

Karşılaştırma

Bulut yedekleme

Felaket kurtarma

Temel amaç

Verilerin yedek kopyalarını korumak ve gerektiğinde geri yüklemek

Sistemleri ve kritik iş süreçlerini yeniden çalışır hâle getirmek

Kapsam

Dosyalar, klasörler, veritabanları ve desteklenen veri kaynakları

Sunucular, uygulamalar, altyapı, veriler ve operasyonel süreçler

Kullanım örneği

Silinen bir dosyanın geri getirilmesi

Kritik sunucu arızası sonrasında ERP sisteminin yeniden devreye alınması

Planlama

Yedekleme sıklığı, saklama süresi ve geri yükleme yöntemleri

Kurtarma sırası, alternatif altyapı, görevler ve iletişim planı

Başarı ölçütü

Verilerin kullanılabilir ve tutarlı şekilde geri yüklenebilmesi

Kritik sistemlerin hedeflenen süre içinde yeniden çalışabilmesi

Test yöntemi

Örnek dosyaların veya veritabanlarının geri yüklenmesi

Sistemlerin ve iş süreçlerinin kurtarma senaryolarıyla test edilmesi

Özetle: Yedekleme, felaket kurtarmanın önemli bileşenlerinden biridir; ancak tek başına kapsamlı bir felaket kurtarma planının yerini tutmaz.


RPO ve RTO Nedir? Neden Önemlidir?

Bulut yedekleme ve felaket kurtarma planlamasında iki önemli kavram öne çıkar: RPO ve RTO.

RPO (Recovery Point Objective) – Kurtarma Noktası Hedefi

RPO, bir kesinti yaşandığında işletmenin en fazla ne kadarlık veri kaybını kabul edebileceğini ifade eder. Zaman üzerinden belirlenir.

Örneğin bir şirketin RPO hedefi 1 saat ise, kurtarma senaryosunda en fazla 1 saatlik veri kaybını kabul edecek şekilde bir yapı planlanmalıdır. Bunun karşılanabilmesi için uygun yedekleme sıklığı, veri çoğaltma yöntemi ve kurtarma mimarisi belirlenmelidir.

RPO hedefi ne kadar düşükse verilerin daha sık yedeklenmesi veya daha sık çoğaltılması gerekebilir. Bunun maliyet ve altyapı gereksinimleri ayrıca değerlendirilmelidir.

RTO (Recovery Time Objective) – Kurtarma Süresi Hedefi

RTO, bir sistemin veya hizmetin kesinti sonrasında ne kadar süre içinde yeniden çalışır hâle getirilmesinin hedeflendiğini ifade eder.

Örneğin bir işletme kritik uygulamasının en fazla 2 saat içinde yeniden çalışmasını hedefliyorsa, bu süreyi karşılayabilecek kurtarma prosedürlerine ve altyapıya ihtiyaç duyar.

Sadece yedek dosyaların mevcut olması, RTO hedefinin karşılanacağını garanti etmez. Verilerin geri yüklenmesi, uygulamaların kurulması, bağlantıların yapılandırılması ve sistem kontrolleri de zaman alabilir.

RPO ve RTO hedefleri, işletmenin faaliyetlerinin önemine ve kesintinin maliyetine göre belirlenmelidir.


İşletmeler Hangi Durumda Bulut Yedekleme, Hangi Durumda Felaket Kurtarma Tercih Etmeli?

Doğru yaklaşım, işletmenin ihtiyaçlarına ve kesinti riskine bağlıdır.

Bulut yedekleme hangi işletmeler için önceliklidir?

Dosyalarını, veritabanlarını ve iş belgelerini korumak isteyen; mevcut sistemleri arızalandığında verilerini geri yükleyebilmesi gereken işletmeler için bulut yedekleme önemli bir başlangıç noktasıdır.

Özellikle aşağıdaki ihtiyaçlar varsa bulut yedekleme değerlendirilmelidir:

  • Kritik dosyaların farklı bir ortamda kopyalarının tutulması

  • Otomatik ve düzenli yedekleme yapılması

  • Dosya veya veritabanlarının gerektiğinde geri yüklenmesi

  • Yerel donanım arızalarından kaynaklanan veri kaybı riskinin azaltılması

  • Yedekleme süreçlerinin merkezi olarak takip edilmesi


Felaket kurtarma hangi işletmeler için önceliklidir?

Kritik uygulamalarının uzun süre devre dışı kalması ciddi operasyonel kayıplara yol açabilecek işletmeler için felaket kurtarma planlaması önemlidir.

Örneğin üretim, sipariş, muhasebe, stok yönetimi veya müşteri hizmetleri sistemlerinin kesintisiz ya da belirli bir süre içinde yeniden çalışması gereken şirketler, sistem kurtarma hedeflerini önceden belirlemelidir.

Bu işletmelerin yalnızca verileri değil, uygulamaları, altyapıyı, erişim yöntemlerini ve iş sürekliliği adımlarını da planlaması gerekir.


İkisi birlikte kullanılabilir mi?

Evet. Birçok işletme için en uygun yaklaşım, bulut yedekleme ve felaket kurtarma planını birlikte değerlendirmektir.

Bulut yedekleme verilerin korunmasına yardımcı olurken felaket kurtarma planı, ciddi bir kesinti sonrasında sistemlerin hangi yöntemle ve hangi önceliklerle yeniden çalıştırılacağını belirler.

Örneğin bir şirket veritabanını düzenli olarak buluta yedekleyebilir. Kritik bir sunucu arızası yaşandığında ise önceden hazırlanmış kurtarma planı kapsamında alternatif altyapı devreye alınabilir, veriler geri yüklenebilir ve uygulamalar test edilerek kullanıma açılabilir.

Burada önemli olan, kullanılan yedekleme çözümünün ve mevcut altyapının kurtarma hedeflerini gerçekten karşılayıp karşılamadığını test etmektir.


Bulut Yedekleme ve Felaket Kurtarma Planı Oluştururken Nelere Dikkat Edilmeli?

İşletmelerin veri koruma ve kurtarma süreçlerini planlarken aşağıdaki başlıkları değerlendirmesi faydalıdır.

1. Kritik verileri ve sistemleri belirleyin. Hangi dosyaların, veritabanlarının ve uygulamaların işletme açısından vazgeçilmez olduğunu belirleyin.

2. Yedekleme sıklığını ihtiyaçlara göre planlayın. Her veri aynı öneme sahip değildir. Yedekleme aralıkları, veri değişim sıklığına ve kabul edilebilir veri kaybına göre belirlenmelidir.

3. Yedeklerin güvenliğini sağlayın. Şifreleme, erişim kontrolü, çok faktörlü kimlik doğrulama ve mümkün olduğunda değiştirilemez yedekleme seçenekleri değerlendirilmelidir.

4. Saklama ve geri yükleme politikalarını belirleyin. Yedeklerin ne kadar süreyle tutulacağı ve hangi durumlarda hangi sürümün geri yükleneceği açık olmalıdır.

5. Kurtarma adımlarını belgeleyin. Kritik sistemlerin hangi sırayla devreye alınacağı, sorumlular ve iletişim yöntemleri önceden belirlenmelidir.

6. Düzenli testler yapın. Yedeklerin geri yüklenebilirliği ve felaket kurtarma planının uygulanabilirliği belirli aralıklarla test edilmelidir.

7. Sonuçları kayıt altına alın ve planı güncelleyin. Sistemlerdeki değişiklikler, yeni uygulamalar ve iş ihtiyaçları yedekleme ve kurtarma planına yansıtılmalıdır.


ABC Teknoloji ile Bulut Yedekleme ve Veri Koruma Çözümlerini Değerlendirin

İşletmeler için verileri korumak kadar, beklenmedik kesintiler sonrasında operasyonların sürdürülebilmesini sağlamak da önemlidir. Bu nedenle yedekleme çözümlerinin mevcut BT altyapısı, iş süreçleri ve kurtarma ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerekir.

ABC Teknoloji, Backup Assistance hizmetiyle sistemlerin disk arızaları, siber saldırılar ve çeşitli felaket senaryolarına karşı korunmasına yönelik çözümler sunmaktadır. Ayrıca Narbulut Cloud Backup Systems çözümüyle önemli verilerin ve veritabanlarının zamanlanmış aralıklarla yedeklenmesi ve ihtiyaç duyulduğunda geri yüklenmesi için bulut yedekleme seçenekleri sunulmaktadır.

İşletmenizin ihtiyaçlarına uygun yedekleme yaklaşımını belirlemek, mevcut altyapınızı değerlendirmek ve veri koruma seçenekleri hakkında bilgi almak için ABC Teknoloji ile iletişime geçebilirsiniz.

Verileriniz için doğru koruma yaklaşımını belirleyin. İş sürekliliğinizi destekleyecek yedekleme ve kurtarma ihtiyaçlarınızı birlikte değerlendirelim.


Sık Sorulan Sorular

Bulut yedekleme ile felaket kurtarma aynı şey midir?

Hayır. Bulut yedekleme, verilerin uzak bir ortamda yedek kopyalarının saklanmasını ve gerektiğinde geri yüklenmesini sağlar. Felaket kurtarma ise kesinti sonrasında sistemlerin ve kritik iş süreçlerinin yeniden çalışır hâle getirilmesini kapsar.

Bulut yedekleme felaket kurtarma için yeterli midir?

Her zaman yeterli değildir. Yedekleme, felaket kurtarmanın önemli bir parçasıdır; ancak uygulamaların, sunucuların, ağ bağlantılarının ve diğer kritik bileşenlerin nasıl yeniden devreye alınacağı da planlanmalıdır.

RPO ve RTO arasındaki fark nedir?

RPO, kabul edilebilir veri kaybının zaman cinsinden sınırını; RTO ise bir sistemin yeniden çalışır hâle gelmesi için hedeflenen süreyi ifade eder.

Bulut yedekleme siber saldırılara karşı koruma sağlar mı?

Uygun yapılandırılmış bulut yedekleme, saldırı nedeniyle zarar gören verilerin geri yüklenmesine yardımcı olabilir. Ancak tek başına bütün siber saldırıları engellemez. Erişim kontrolleri, çok faktörlü kimlik doğrulama, güvenlik önlemleri ve saldırganların değiştiremeyeceği yedek kopyalar gibi ek korumalar değerlendirilmelidir.

Yedekleme ne sıklıkla yapılmalıdır?

Yedekleme sıklığı, verilerin ne kadar hızlı değiştiğine ve işletmenin kabul edebileceği veri kaybına göre belirlenmelidir. Kritik ve sık değişen veriler için daha sık yedekleme veya veri çoğaltma gerekebilir.

Felaket kurtarma planı ne sıklıkla test edilmelidir?

Test sıklığı, işletmenin risklerine, sistem değişikliklerine ve kurtarma hedeflerine göre belirlenmelidir. Planın yalnızca belgelenmesi yeterli değildir; geri yükleme ve sistem kurtarma adımlarının uygulanabilir olduğu düzenli testlerle doğrulanmalıdır.

 
 
 

Yorumlar


Size nasıl yardımcı olabiliriz ?

Thanks for submitting!

bottom of page